Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) iştiraki olan Teknoloji Yatırım, Türkiye’nin erken aşama teknoloji şirketlerine yatırım yapan ilk şirketlerinden biri olarak 2005 yılında faaliyete başlamıştır. Kuruluşundan bu yana teknoloji girişimlerinin farklı aşamalardaki finansman ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi araçlar geliştirerek ekosisteme değer katmaya devam etmektedir. Teknoloji Yatırım, TTGV’nin ihracattaki inovasyon yoğunluğunu artırmak, 2018 yılında girişim sermayesi yatırımlarının inovasyon ve ihracat üzerindeki olumlu etkisini göstermek, girişim sermayesi alanında yenilikçi finansman araçları sunmak ve ekosistemin farklı ihtiyaçlarına hizmet etmek amacıyla hem hızlandırma hem yatırım bileşenini içeren Explore Yatırım Programı’nı hayata geçirmiştir. 2020 yılında TTGV ile birlikte Hollanda merkezli Technology Investment B.V. şirketini kurarak, bu yapı altında TTGV1 Eş ve Devam Yatırım Fonu’nu yönetmeye başlamıştır. Türkiye’deki girişim sermayesi fonlarının portföylerindeki yüksek getiri potansiyeli taşıyan şirketlerin devam yatırımı finansmanına erişimini artırmak amacıyla 2022 yılında ilk Fırsat Fonu’nu kurmuştur. 2024 yıl sonu itibarıyla da ekosistemdeki çeşitli erken aşama girişim sermayesi yatırımcıları ile kurduğu fırsat fonlarının sayısını üçe çıkarmıştır.

 

 

Explore Yatırım Programı: Teknoloji Girişimlerine Küresel Açılım

Teknoloji girişimlerinin uluslararası pazarlara açılmasını desteklemek amacıyla hayata geçirilen ve 2020-2023 yılları arasında yürütülen Explore Yatırım Programı, sermaye yatırımı ile girişimlerin büyümesini hızlandırmayı hedeflemektedir. Program kapsamında, öncelikli olarak belirlenen alanlarda faaliyet gösteren girişimler, uluslararası bir program partneri ile gelişim sürecine dahil edilmiştir. Explore Yatırım Programı çerçevesinde, girişimlerin globalleşme süreçlerinde hem stratejik yönlendirme hem de finansman ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmış olup, dört dönem boyunca toplamda 18 tane B2B SaaS girişimi, Amerika’daki program partneri ERA Global iş birliğiyle 6 haftalık Pre-Explore Hızlandırma Programı’na katılmıştır. Program süresince girişimler, ABD pazarında giriş (go-to-market) stratejilerini doğrulama, hedef müşteri kitlelerini belirleme ve programın son gününde gerçekleşen Demo Day’de yabancı yatırımcılara sunum yapma fırsatı elde etmiştir. bu zamana kadar eğitim teknolojileri, siber güvenlik, reklam teknolojisi, e-ticaret ve veri analitiği teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren ve hızlandırma programına dahil olan 4, toplamda 6 girişime 250.000 USD tutarındaki ticket size’lar ile yatırım yapılmıştır. Günümüz itibarıyla Explore Yatırım Programı bir program partneri ile dönemler halinde yürütülmemekle birlikte, özellikle iklim teknolojilerini kapsayacak şekilde çeşitli sektörlerden globalleşme yol haritası ve olgunluğu değerlendirilen girişimlere doğrudan 250.000 USD büyüklüğünde yatırım yapmaya devam edilmektedir.

 

 

 

TTGV1 Eş ve Devam Yatırım Fonu: Teknoloji Girişimlerine Stratejik Yatırımlar

TTGV1 Eş ve Devam Yatırım Fonu (TTGV1), TTGV’nin girişim sermayesi alanındaki tecrübe ve tespitlerini, ekosistemdeki diğer girişim sermayesi yatırımcılarıyla kurulacak stratejik ortaklıklarla birleştirmeyi hedefleyen bir yatırım aracı olarak tasarlanmıştır. Fonun temel amacı, Türkiye’de ölçeklenme ve erken büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine yapılan yatırım miktarını ve çeşitliliğini artırmaktır. Bu doğrultuda, eş ve devam yatırım modeli ile girişimlere finansal destek sağlanarak büyümelerinin hızlandırılması hedeflenmektedir. Özellikle küresel ölçeklenme ve teknoloji ihracatı potansiyeline sahip, ürün-pazar uyumunu gösterir gelir metrikleri olan, öngörülebilir çıkış potansiyeli taşıyan ve global pazarlara odaklanmış teknoloji girişimleri TTGV1’in yatırım öncelikleri arasında yer almaktadır. 500.000 USD - 1.5 Milyon USD aralığında yatırım büyüklükleriyle desteklenen girişimler, küresel ölçekte rekabet edebilecek teknoloji firmaları haline gelmeleri için teşvik edilmektedir. Bu zamanda kadar TTGV1 fonundan sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm, B2B SaaS, healthtech gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren toplamda 7 girişime yatırım yapılmış ve 1’inden exit gerçekleştirilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Teknoloji Yatırım’ın İklim Teknolojileri Odağı

Teknoloji Yatırım olarak, sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji tabanlı çözümleri destekleyerek, çevresel ve ekonomik fayda sağlayan inovasyonları teşvik etmek amacıyla iklim teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimlere de yakından temas etmeyi hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda portföyümüzde hem atık yönetim şirketleri hem de atık üreten şirketler için bütüncül atık yönetim platformu geliştiren Evreka ile atık oluşumunu kaynağında önlemeyi amaçlayarak oluşan atıkların çevresel, sosyal ve ekonomik fayda ile döngüsel ekonomiye kazanımını sağlayan yazılım çözümü geliştiren Fazla şirketleri yer almaktadır. Önümüzdeki dönemlerde iklim teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarının çeşitli kollarında faaliyet gösteren girişimlerle daha fazla kesişim sağlamayı ve büyüme yolculuklarında birlikte ilerlemeyi umuyoruz. Yatırım programlarımız devam ederken fırsat fonları gibi farklı enstrümanlar ile ekosistemin ihtiyaçları özelinde de çalıştığımız 2024 yılında, globalde ve Türkiye’de iklim teknolojileri özelinde yatırım ve girişim ekosisteminde yaşanan gelişmelere dair ekosistem raporlarını derleyerek oluşturduğumuz incelemelerimize de aşağıda yer vermek isteriz.

 

2024 Yılı Yatırım Ekosistemine Genel Bakış

2024 yılı, küresel yatırım ve girişim ekosistemi açısından kritik bir dönemeç olmaya devam etmiş, pandemi sonrası toparlanma süreciyle başlayan belirsizlikler, küresel enflasyonist baskılar, jeopolitik gerilimler, sıkı para politikaları ile birleşerek finansal piyasalar üzerinde dalgalanma yaratmıştır. Bu zorlu makroekonomik ortamda, girişim sermayesi yatırımları da küresel çapta daha seçici hale gelmiştir. 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan yüksek değerlemeler yerini daha temkinli bir değerleme anlayışına bırakırken, yatırımcılar sürdürülebilir iş modelleri ve kârlılık vadeden girişimlere yönelmeye başlamıştır. 2023’ün ikinci yarısından itibaren başlayan bu trendin, 2024’te de yıl boyunca etkisini gösterdiği hissedilmiştir. Türkiye özelinde ise yatırım ekosisteminin, küresel trendlerle paralel seyrettiğini görmekteyiz. 2024 yılında, Türkiye’deki sıkı para politikalarının etkisiyle iç talepte bir daralma yaşanırken, girişimcilik ekosisteminde de yatırımcıların daha temkinli ve hızlı ölçeklenebilir iş modellerini tercih etmesine yol açmıştır. 

Özetle 2024 senesi, makroekonomik belirsizliklerin etkisinin devam ettiği, Türkiye ve dünya genelinde girişimcilik ekosisteminin dönüşüm geçirdiği, daha sürdürülebilir ve kârlılık odaklı iş modellerinin ön plana çıktığı, özellikle yapay zekâ, siber güvenlik gibi, karlılık odaklı ve hızlı büyüme potansiyeli sunan girişimlerin yanında iklim teknolojileri, yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi gibi stratejik alanlarda konumlanan girişimlerin de öne çıkmaya başladığı bir yıl olarak kayda geçmiştir. 

 

2024 Yılı Türkiye ve Global Yatırım Ekosistemi Verileri

Küresel startup ekosistemi, 2024 yılında yatırım hacmini yıllık bazda yaklaşık %7 artırarak 368,3 milyar dolara ulaşmıştır. Yatırım hacminin artmasına karşın toplam yatırım sayısı son yedi yılın en düşük seviyesine gerileyerek %6 düşüşle 35.685’e gerilemiştir.1 Türkiye girişimcilik ekosisteminde ise 2024 yılı, yatırım hacmi ve yatırım sayısındaki artışlarla öne çıkmaktadır. Tohum, erken ve geç aşamalarda yatırım hacmi 1,1 milyar dolara ulaşarak toplam 469 adet yatırım gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz yıla kıyasla yatırım büyüklüğü %44, yatırım sayısı ise %31 oranında artış göstermiştir. Böylelikle Türkiye, Avrupa’da en fazla yatırım yapılan ülkeler arasında 11. sırada, Orta Doğu Bölgesi’nde ise 3. sırada yer almıştır.2

 

 

2024 Yılı Venture Capital (VC) Yatırım Trendleri

Geçtiğimiz sene girişim ekosisteminin, yapay zekâ, sağlık, biyoteknoloji, siber güvenlik ve alternatif enerji gibi öne çıkan sektörler tarafından şekillendiğini görmekteyiz. 2024 yılında Türkiye’de en fazla yatırım yapılan sektörler sırasıyla; yapay zekâ (75 yatırım), Biotech (52 yatırım), healthtech (42 yatırım), SaaS (33 yatırım), Fintech (30 yatırım), Agritech (29 yatırım), Sürdürülebilirlik (28 yatırım), Enerji (21 yatırım), Gaming (21 yatırım) ve IoT (17 yatırım) olarak sıralanmaktadır. 2023 yılında Sürdürülebilirlik sektöründe yapılan 5 yatırım, Enerji alanında ise yapılan 11 yatırım ile karşılaştırıldığında yatırım sayısı olarak iklim teknolojilerinin ve sürdürülebilirliğin ekosistemdeki etkisinin artırmaya başladığı gözlemlenmiştir.3

 

2024 Yılı Global VC İklim Yatırımları Değişimleri

2024 yılında, küresel ekosistemde erken ve ileri aşama İklim Teknolojileri yatırımlarının yıllık bazda düşüş gösterdiği görülmektedir (sırasıyla %-20,3 ve %-3,8). Özellikle tohum öncesi (pre-seed) ve tohum (seed) aşamalarındaki iklim yatırımları, yatırımcıların erken aşama riskine yönelik iştahının azalmasıyla en büyük düşüşü yaşayan grup olmuştur (%-22,1). Sektörel bazda değerlendirildiğinde, enerji yatırımlarının tüm aşamalarda artış eğilimini sürdürdüğü görülmektedir. Bu durum, ölçeklenebilirliği kanıtlanmış sektörlerin yatırımcılar için daha cazip hale gelmesiyle desteklenmektedir. Öte yandan, sera gazı yakalama alanındaki yatırımlar ileri aşamalarda olağanüstü bir büyüme kaydederek (%+305,7), karbon azaltım çözümlerinin ölçeklenmesine yönelik artan ilgiyi ortaya koymaktadır. Buna karşılık, ulaşım, gıda ve tarım sektörlerinde erken aşama yatırımlarda yaşanan düşüşler, yatırımcıların önceliklerini hızlı ölçeklenebilir ve pazar olgunluğu riski daha düşük sektörlere kaydırdığını göstermektedir.4

 

 

İklim Teknolojisi Şirketlerinin Ölçeklenmesindeki Başlıca Engeller ve Ekosistem Görüşleri

Global yatırımcılar, iklim teknolojileri girişimlerinin ölçeklenme sürecinde karşılaştıkları en büyük zorlukları, pazara giriş engelleri (market adoption barriers) ve takip yatırımlarına (follow-on capital) erişimdeki sınırlamalar olarak belirtmektedir. Aynı zamanda, iklim teknolojilerinin bazı alt sektörlerinde ticarileşme süreçlerinin yavaş ilerlemesi ve bunun sermaye erişimini zorlaştırması, yatırımcıların karar aşamalarında en kritik konular arasında yer almaktadır. Öte yandan, hükümetler tarafından uygulamaya konulan düzenlemeler ve yeni iklim politikaları, önümüzdeki senelerde iklim teknolojileri yatırımlarındaki büyümenin en önemli itici gücü olarak görülmektedir.5 Yatırımcıların özellikle tohum öncesi (pre-seed) ve tohum (seed) aşamalarındaki iklim yatırımları konusundaki en büyük endişeleri arasında, uzun ürün geliştirme süreçleri, teknolojik riskler, pazara giriş bariyerlerinin yüksek olması ve girişimcilerin yüksek değerleme beklentileri göze çarpmaktadır. Yatırım gerçekleştirildikten sonra yatırımcıların portföy girişimlerinin büyüme sürecinde karşılaştıkları başlıca zorluklar ise ilk müşteri ediniminin uzun sürmesi, ticarileşme sürecindeki ilk adımların genellikle ve yalnızca PoC (kanıtlanmış konsept) aşamasında kalması, geliştirilen ürünün ticari bir alım kararına dönüşememesi veya dönüşmesinin uzun zaman alması, ürün geliştirme sürecinin yüksek miktarda kaynak gerektirmesi ve bu sebeplerle devam yatırım turlarının yeterli büyüklükte kapatılamaması olarak sıralanmaktadır.

 

 

İklim Teknoloji Girişimlerine Ölçeklenme Üzerine Öneriler

Tüm bu finansmana erişim ve ticarileşme adımlarının uzunluğuna rağmen her geçen sene, iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirliğin önemi giderek artmakta; küresel ölçekte sürdürülebilir çözümlere yönelik talep yükselmektedir. Küresel farkındalığın değişimi, net sıfır emisyon hedefleri ve döngüsel ekonomi prensiplerinin benimsenmesiyle birlikte, önümüzdeki yıllarda girişim sermayesi yatırımlarının yapay zekâ teknolojileriyle birlikte yenilenebilir enerji, karbon ölçümü, su tasarrufu çözümleri ve sürdürülebilir altyapı projeleri gibi iklim teknolojisi ve sürdürülebilirlik alanlarına öncelik vereceği öngörülmektedir. Bu doğrultuda, yatırımcıların iklim girişimlerine ayıracakları kaynaklara hızlı ve doğru bir şekilde ulaşabilmeleri için erken aşama iklim teknolojisi girişimlerine bazı tavsiyeler sunmak isteriz. Öncelikle, ekip titizlikle oluşturulmalı; ekibin yalnızca teknik uzmanlardan değil, ölçeklenmek istenen hedef pazarlardaki müşteri kitlelerine erişimi sağlayacak ve pazar ihtiyaçlarını analiz ederek etkili satış stratejileri geliştirebilecek kişileri de bünyesinde bulunduran dengeli bir yapıya sahip olmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca, ürün-pazar uyumunu (Product-Market Fit) daha erken yakalayabilmek için ürün geliştirme sürecinin erken aşamalarında potansiyel müşterilerle sürekli etkileşim halinde olmak, pazar ihtiyaçlarını daha doğru ve hızlı anlamaya yardımcı olacaktır. Bu yaklaşım, hem ürünün doğru teknik özelliklerle ihtiyaca yönelik hazırlanmasını sağlayacak hem de ilk müşteri edinim sürecinin hızlanmasına katkıda bulunacaktır. Bunun yanı sıra, teknolojinin yalnızca çevresel etkisini değil, ekonomik değer önerisini de öne çıkararak uzun vadeli sermaye gereksinimlerini ve potansiyel yatırım geri dönüşünün yatırımcılara net bir şekilde ortaya konulması, VC finansmanına erişimde kritik bir rol oynamaktadır. Son olarak, devlet teşvikleri ve iklim hibe programlarının aktif şekilde takip edilmesi, farklı fonlama kaynaklarına erişimi artırarak girişimlerin finansal dayanıklılığını güçlendirebileceğini tekrardan hatırlatmak isteriz.

TTGV e-bültenine katılmak ve
bizden haberdar olmak için
kayıt olabilirsiniz.