Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmak ve özel sektörün inovasyon yeteneklerini geliştirerek teknolojiyi gerçek dünya ile buluşturmak, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) en önemli misyonları arasında yer alıyor. Bu hedef doğrultusunda, TTGV 2018 yılında Hit Tematik Geliştirme Programı’nı hayata geçirdi. Program, belirli tematik alanlarda faaliyet gösteren ürün–pazar eşleşmesini doğrulama aşamasında ve hızlı büyüme ve yüksek katma değer yaratma potansiyeli olan girişimlere, ticarileşme sürecinde ihtiyaç duydukları iş geliştirme desteğini sağlıyor. Bu programı diğer girişim hızlandırma programlarından ayıran en büyük fark, TTGV’nin geliştirdiği ve her girişim için özel olarak uyguladığı “Check-up” süreci ile sonrasında oluşturulan “Dinamik Reçete Eylem Planı” idi. Sağlık dikeyinden ilham alınarak isimlendirilen “Check-up” süreci, tıpkı bir hastanede tedavi öncesinde yapılan kapsamlı sağlık taraması gibi, girişimlerin A’dan Z’ye eksiklik ve ihtiyaçlarının analiz edilmesini ve bu analiz doğrultusunda girişim için özel bir eylem planı yani “Dinamik Reçete Eylem Planı” oluşturulmasını içeriyor.
Bu özel reçete planı, sektörlerinde derin bilgi ve geniş bir iş ağına sahip mentörler ve TTGV ekibi tarafından hazırlanıyor ve programın ilk senesinde girişimlere rehberlik eden bir yol haritası işlevi görüyor. Geliştirme süreci boyunca, reçete planında belirlenen metrikler, girişimlerin ticarileşme yolculuğunda ilk satışa ulaşmaları için ihtiyaç duydukları stratejik ve iş geliştirme adımlarını belirliyor. Ayrıca mentörler ve TTGV ekibi tarafından girişimlerin doğru yolda ilerleyip ilerlemediği sürekli olarak takip ediliyor.
Yeni süreç
2018’den bu yana, TTGV’ye özgü bir geliştirme metodolojisi ile yürütülen bu programın sağladığı birikim ve deneyimle, TTGV’nin şu anda odağını oluşturan iklim teknolojileri dikeyinde ihtiyaca dönük yeni bir program modelleme sürecine girildi. Türkiye’deki iklim teknolojileri ekosistemini daha iyi desteklemek, multidisipliner çözüm gereksinimleriyle karmaşık bir ticarileşme ve saha doğrulama süreci olan bu alandaki problem ve çözümleri daha iyi belirlemek ve pazara uygun ölçeklendirme planları oluşturmak amacıyla, “Öncül Proje Tohum Programı” ve “Öncül Proje Demo Programı” olarak iki farklı segmentteki olgunluk seviyeleri için erken aşama teknoloji kıymetlendirme ve girişim geliştirme programları oluşturuldu. Bu dönüşüm sürecinde yapılan analizler, teknoloji hazırlık seviyelerine (Technology Readiness Level – TRL) göre girişimlerin ve teknolojik ürünlerin gelişim yolculuğunda çeşitli ölüm vadileriyle karşı karşıya kaldığını gösterdi. ABD Enerji Bakanlığının Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Biriminin “Teknolojiden Piyasaya” adlı çalışmasından alınarak adapte edilen görselde de görüldüğü üzere her bir ölüm vadisi, girişimlerin veya ürünlerin başarılı bir şekilde pazara girmesi ve sürdürülebilir bir şekilde büyüyebilmesi için aşılması gereken kritik zorlukları ifade ediyor.
Ölüm Vadileri

Bu ölüm vadilerinden ilki olan “Teknoloji Ölüm Vadisi”, TRL 2-4 seviyelerinde gözlemlenen teknolojilerin ArGe aşamasında yaşadığı teknik problemler olarak tanımlanabilir. Teknoloji Ölüm Vadisi, yeni bir teknolojinin laboratuvar ortamından endüstriyel uygulamaya geçiş sürecinde karşılaştığı en zorlu aşamalardan biridir. Bu aşamada, teknolojinin geliştirilmesi için gereken kaynakların yetersizliği, teknik problemler ve endüstriyel uyum sorunları gibi çeşitli risklerle karşılaşılır. Girişimler, bu vadide başarılı olabilmek için yeterli finansman, güçlü bir ArGe desteği ve stratejik planlamaya ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca, teknolojinin mevcut endüstriyel sistemlere entegre olabilmesi büyük önem taşır. Üniversiteler, araştırma kurumları ve devletin sağladığı destekler, bu aşamada kritik bir rol oynasa da bu kaynakların erişilebilirliği maalesef her zaman garanti edilemez.
Türkiye’de TRL 2-4 seviyesinde lab ortamında geliştirilen teknolojilerin pazara çıkış sürecinde, hangi alan(lar)da fonksiyonlarının olabileceği, bu alanlara yönelik teknik gereksinimlerin ve seri üretim şartlarının belirlenmesi, kullanım alanına spesifik fikri mülkiyet stratejilerinin geliştirilmesi, olası lisanslama modelleri ve sektörel deneyimi/geliştirme altyapısı olan partnerlerle ortak geliştirme süreçlerinin tanımlanması bu kritik vadiyi aşmada önemli bir geçiş süreci olarak görülebilir. İkinci ölüm vadisi ise “Ticarileşme Ölüm Vadisi” olarak adlandırılıyor. Ticarileşme Ölüm Vadisi teknolojinin laboratuvar ortamında başarılı bir şekilde geliştirilmesinin ardından, bu teknolojinin pazara sunulması ve ticarileşmesi aşamasında karşılaşılan zorlukları ifade eder. Bu aşamada, girişimler ürünlerini endüstriyel ölçekte üretebilmek ve pazara sunabilmek için büyük sermaye ihtiyaçlarıyla karşılaşır, ancak yatırımcılar genellikle bu yüksek riskli aşamada çekimser kalır. Ürünün ölçeklenmesi, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve tedarik zincirlerinin kurulması gibi karmaşık adımların yanı sıra, pazara giriş stratejisinin doğru planlanması da kritik öneme sahiptir. Aynı zamanda, teknolojinin endüstriyel ortamda benimsenmesi ve mevcut süreçlerle entegre edilmesi gerekmektedir.
Bu aşamada, teknolojinin endüstriyel ortamda benimsenmesi için stratejik iş birlikleriyle güçlendirilmiş saha denemeleri, ürünün doğru ürün-pazar uyumunu yakalaması ve adresli ürün iterasyonarıyla birlikte pazar koşullarına hızlı adapte olabilmesi büyük önem arz eder. Bu esnada deneyimli sektör uzmanı ve profesyonellerden alınabilecek rehberlikler, girişimin pazara giriş aşamasında doğru ve esnek stratejiler belirleyebilmesini sağlayarak bu vadiden başarılı bir şekilde çıkmasını ve girişimin sürdürülebilir büyümesini mümkün kılmasına fayda sağlayacaktır.
