Teknodrom, ödüllü projeleriyle yurtdışı pazarlarda iddiasını artırdı
04/Temmuz/2011 @ 14:58, Aylin Ata
Kaynak: GKobitv.com
GEBZE - Türkiye'de robotik otomasyona dayalı projelerin büyük bölümünde adı geçen Teknodrom, geçen yıl 9. Teknoloji Ödülleri'nde orta ölçekli süreç kategorisinde ödül kazanan "Hayalden ürüne-robotik ileri malzeme ile üretim" adlı Ar-Ge projesi ve diğer inovatif projeleriyle, önümüzdeki dönemdeki ihracatını artırmayı hedefliyor.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) Teknopark bünyesinde 2003 yılında Ar-Ge şirketi olarak kurulan Teknodrom, başta kompozit, otomotiv ve makine imalatı olmak üzere, gıda, tekstil, mobilya ve beyaz eşya gibi birçok sektöre yönelik çalışma yürütüyor. Bugüne kadar birçok Ar-Ge projesine imza attıklarını ifade eden Teknodrom Robotik Uygulamalar ve Otomasyon firmasının Ar-Ge Departmanı'ndan Mekatronik Mühendisi Serhat Tanrıverdi, şimdiye kadar 15 tane Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) - Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) projesini hayata geçirirken, 11 tane de patent başvurusu yaptıklarını söyledi.
2009 yılında kazandıkları inovasyon bilgi dalı ödülünden sonra, geçen yıl da TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen 9. Teknoloji Ödülleri'nde "Hayalden ürüne-robotik ileri malzeme ile üretim" isimli projeleriyle "orta ölçekli süreç" kategorisinde ödül aldıklarını ifade eden Tanrıverdi, Ar-Ge çalışmalarının teknolojik açıdan bir çok yenilik içerdiğini ve pazara yeni bir bakış açısı getirdiğini belirtti. Tanrıverdi, Türkiye'deki robotik otomasyona dayalı projelerin büyük bölümünde Teknodrom'un adının geçtiğini, özellikle kaynak uygulamalarında yüzde 30'un üzerinde bir pazar payına sahip olduklarını söyledi. Tanrıverdi, bu projeleri yurtiçi projelerin yanı sıra ihraç ettiklerini de ifade ederek, "Halen Almanya, İngiltere, İsveç, Türkmenistan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve İran gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Geçen yıl aldığımız orta ölçekli süreç kategorisindeki teknoloji ödülüyle, ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmayı hedefliyoruz. Bu nedenle almış olduğumuz ödül ihracatımızı artırmamız için bize çaok avantajlar sağlayacak" diye konuştu.
2011'de dört Ar-Ge projesi var
2003 yılından itibaren yaklaşık 10 milyon TL'lik bir Ar-Ge bütçesiyle dünya genelindeki büyük projelerde yer aldıklarını ifade eden Tanrıverdi, 2003 ile 2008 yılları arasındaki dönemde her geçen yıl cirosal artış gösterdiklerini dile getirdi. Küresel finansal kriz döneminde Ar-Ge çalışmalarına daha ağırlık verdiklerini ve bu nedenle 2010 yılındaki cirolarında bir önceki yıla göre yüzde 100 artış sağladıklaını söyleyen Tanrıverdi, 2011 yılında ise şimdiden yaptıkları anlaşmalar ile yüzde 250'lik bir artış sağladıklarını vurguladı. Tanrıverdi, bu yıl içinde dört Ar-Ge projesi üzerinde çalıştıklarını belirtti. Tanrıverdi, ileri malzeme teknolojileri kapsamında kompozit ürünler ve bu konuda geliştirilecek teknolojilerin TTGV tarafından da öncelikli alan olarak belirlendiğinin altını çizdi.
Kompozitte kalite ve verimliliği artıran proje ile ödül aldı
Serhat Tanrıverdi, geçen yıl teknoloji ödülü alan "Hayalden ürüne- robotik ileri malzeme ile üretim" projesinin amacının kompozit ürünlerin robotik tekniklerle insan sağlığını ve çevreyi koruyarak esnek ve seri şartlarda üretimini sağlamak, zaman ve maliyetleri düşürerek kalite ve verimliliği artırmak olduğunu ifade etti.
Tanrıverdi, bu proje ile dünyada ilk kez tek bir sistem içerisinde modelleme, kalıplama, üretim ve kesmenin robotik teknolojiyle bir arada olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sistemde ilk olarak robot ile işlenecek parçanın hazırda üç boyutlu datası yoksa taranarak Cad datası oluşturulduğunu ve daha sonra ürünün dişi kalıbının sistemde işlenerek elde edildiğini belirtti.
Bununla birlikte ülkemizde ilk defa kendilerinin geliştirdiği robotlu cam elyaf püskürtme sistemi, patentli elyaf boru ayarlanabilir kesme mekanizması ve polyester mikatarı otomatik ayarlanabilir cam elyaf püskürtme tabancası ile üretilecek olan mamulün erkek kalıbının elde edileceğini sözlerine ekleyen Tanrıverdi " Daha sonraki aşamada ise yine ülkemizde geliştirilen ilk yüksek mukavemetli kompozitlerin üretimine yönelik patentli robotik sistem olan elyaf serme hücresinde işlem yapılarak ürünün kendisi elde ediliyor. Aynı zamanda sistemin kendi içerisindeki istasyonları tek tek ele aldığımızda her biri çeşitli sektörlerde bağımsız olarak kullanılabiliyor.
Sistemdeki ilk robotlu hücre olan robotik CNC hücresi standart beş eksek CNC'lere alternatif, işleme boyutu ve maliyet avantajları ile kalıp üretimi, modelleme ve prototipleme işlemlerinde göz önünde bulundurulması gereken bir sistemdir. İkinci aşamada kullanılan cam elyaf püskürtme hücresi ise duş teknesi, küvet, fiber gövde tekneler gibi ürünlerin üretiminde robotik çağı araladı. Böylece kalite, insan sağlığı ve verimlilik unsuları ile sektöre yeni bir bakış açısı kaznadırdı. Sistemin son hücresi olan bubölümde karbon fiber, kevlar, fiber flass gibi pek çok kompozit malzeme ister tek ister birlikte (hidrib olarak) farklı oranlarda termoset ya da termoplastik reçinelerle kullanılarak ürünün kendisi elde ediliyor.
Bu aşamada kullanılan elyaf serme hücresi ile yüksek mukavemetli kompozit ürün üretimi manuel yöntemlere göre kalite, insan sağlığı ve verimlilik unsurları açısından çok büyük avantajlar sağlıyor. Yüksek teknolojilerle üretilen ve maliyet unsurundan dolayı standart üretim biçimlerinde kullanılamayan yüksek mukavemetli kompozit ürünler bu sistemle beraber erişilebilen ürünler haline gelebilecek. Bu sistemin otomotiv, havacılık, uzay teknolojileri, denizcilik, altyapı, inşaat ve savunma sanayi gibi birçok sektörde kullanılabilmesi, bu sektörlerdeki ana üreticilere çalışan yan sanayilere iş imkanı sağlayacak" dedi.
- Paylaş »
- « Yazılara geri dön




