AB İnovasyon Proje Teklif Çağrıları Kapsamında Türkiye'den Kabul Alan Projeler

AB İnovasyon Projeleri kapsamında Türkiye'den kabul edilen projelerin listesi Bilim, Sanayi veTeknoloji Bakanlığı web sitesinde açıklandı. 

TTGV'nin de ortakları arasında bulunduğu BETTER ENVIRONMENT - BETTER BUSINESS (BEBB) Projesi AB İnovasyon Projeleri listesinde yer aldı. İsviçreli Stiftelsen Europa Istitutet'in koordinatörlüğünde yürütülecek BEBB projesi ile KOBİ'lerin çevresel sorunları iş fırsatlarına dönüştürmesine yardımcı olmak, Avrupa İşletmeler Ağı üyelerinin çevresel konulara ilişkin bilgi düzeyini artırmak, yerel düzeyde KOBİ'lere çevresel hizmet sağlamak amacıyla çevresel hizmet sağlayıcılarıyla sürdürülebilir işbirliği faaliyetleri gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

AB İnovasyon Projeleri listesinde, Ar-Ge projelerini desteklediğimiz SETAŞ Kimya da yer aldı. İtalyan UNISI- Siena Üniversitesi'nin koordinatörlüğünde yürütülecek BISCOL projesi kapsamında, yeni ve çevre dostu bir boyama işlemi geliştirilmesi amaçlanıyor.

Şirketlerin Ar-Ge çalışmalarına ayırdıkları bütçe artıyor

Kaynak: Dünya Gazetesi, 26 Kasım 2011

Doç. Dr. Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU, TTGV Danışmanı

Araştırma ve geliştirme toplum, kültür ve insan bilgisini de içeren bilgi birikimini arttırma ve bunu yeni uygulamalarda kullanmak için yapılan düzenli, yaratıcı çalışmalardan oluşur. Ar-Ge'yi ilgili diğer faaliyetlerden ayırabilmek için gözetilecek temel ölçüt, Ar-Ge'nin içerisinde görülebilir bir yenilik unsurunun bulunması ve bilimsel ve/veya teknolojik belirsizliklerin giderilmesidir.

Türkiye'de ilk Ar-Ge araştırması OECD tarafından yayınlanan "Araştırma ve Deneysel Geliştirme Taramaları İçin Önerilen Standart Uygulama-Frascati Kılavuzu" kurallarına uygun olarak Mayıs 1991-Mayıs 1992 tarihleri arasını kapsamak üzere ve 1990 yılı referans alınarak gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra yıllık olarak hazırlanan araştırmaların 2010 yılına ait olanı 4 Kasım 2011 tarihinde yayınlandı. 2010 yılı Ar-Ge araştırması sonuçları daha önceki yıllardan farklı olarak İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması NUTS 1 düzeyinde verilmiştir.

Araştırmaya devlet ve vakıf üniversiteleri, yirmiden fazla çalışanı olan ve TTGV, TÜBİTAK veya KOSGEB'ten Ar-Ge desteği alan özel sektör sanayi ve hizmet girişimleri, İSO'nun açıklamış olduğu ilk 1000 girişim, Yapısal İş İstatistikleri Araştırması sonuçlarına göre sanayi ve hizmet sektöründeki ilk 500 girişim ile daha önceki araştırmalardan Ar-Ge faaliyetinde bulunduğu bilinen girişimler dahil edilmiştir.

Ekonomi Bakanlığı'ndan işletmelere uluslararası rekabetin geliştirilmesi desteği

Kaynak: Dünya Gazetesi, 5 Kasım 2011

Dr. Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU, TTGV Danışmanı

Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi arasına girme ve ihracatının 500 milyar TL hedefine ulaşmasının planlandığı günümüzde bu amaca ulaşmakta çok önemli bir imkan olarak gördüğümüz Ekonomi Bakanlığı'nın yürütmekte olduğu Uluslarası Rkabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Programı dikkat çekmektedir. Para Kredi Koordinasyon Kurulu'nun 23 Eylül 2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan tebliği çerçevesinde Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'ndan sağlanan destekle yürütülen proje bazlı başvurularda tüm desteklerden yararlanıldığı durumda proje başına 3.5 milyon ABD dolarını aşan hibe destek alma imkanı sunmaktadır.

Uluslarası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Programı'nın amacı aynı sektörde veya aynı değer zincirinde faaliyet gösteren en az 10 işletmenin bir araya gelerek ortak öğrenme ve ortak pazarlama anlayışı ile uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırmaktır. Programdan sınai ve ticari faaliyet gösteren şirketlerin yanı sıra yazılım sektöründe faaliyet gösteren şirketler de yararlanmaktadır. Programdan yararlanmak için başvuru şirketler adına tebliğde "İşbirliği Kuruluşu" olarak tanımlanan İhracatçı Birlikleri, il ticaret ve sanayi odaları, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, sektörel üretici dernekleri, sektörel dış ticaret dernekleri, imalatçıların kurduğu dernek, birlik veya kooperatifler tarafından yapılmaktadır. Serbest bölgelerdeki işletmelerin üyesi olduğu işadamları dernekleri de bu programdan yararlanabilmektedir.

TTGV çevre destekleri

Kaynak: Dünya Gazetesi, 8 Ekim 2011

Dr. Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU, TTGV Danışmanı

Temiz üretim, eko-verimlilik gibi kavramlar sanayicimiz tarafından her geçen gün daha fazla benimsenmektedir. Yurt dışında özellikle Avrupa'da, artık çevre yatırımlarının "ölü yatırımlar" olmasının önüne geçen, doğrudan üretim süreçlerini ve ürünü iyileştiren yatırımlara öncelik veriliyor. Ülkemizde de özellikle "çevre dostu ürün" ve "çevreye duyarlı ürün tasarımı" gibi konular AB uyum süreci kapsamında gündeme geldikçe, bu uygulamaların önemi daha çok anlaşılacaktır.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Genel Sekreteri Dr. Mete Çakmakcı'nın verdiği bilgiye göre TTGV, Çevre Destekleri Programı ile sanayicimizin temiz üretim, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarındaki uygulama projelerinin desteklenmesi hedeflenmiştir. Destekler kapsamında esas olarak, sanayicimizin gerek çevresel gerekse ekonomik kazançlar sağlayan çevre teknolojilerini kullanması amaçlanmaktadır. Bunun yanı sıra ilgili teknolojilerin yerli olanak ve kaynaklarla geliştirilerek üretilmesinin dolaylı olarak teşvik edilmesi hedeflenirken, destekten yararlanan projelerin yenilik ve teknoloji düzeyi, ağyapı etkisi, çevresel, finansal ve diğer katkılarının değerlendirilerek izlenmesi de öngörülmektedir. Tüm dünyada teknolojik gelişim, rekabetçilik ve kalkınmada giderek daha da önemli hale gelen çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımları çerçevesinde, hem sanayicimizin bu süreçlere uyum sağlaması hem de ülkemizdeki çevre teknolojileri pazarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Global Kompozit, yeni tesisinde 3 vardiya çalışarak istihdam sayısını artıracak

Kaynak: Kobiden, 7 Ekim 2011

Ayhan Baydil, Uşak

Pultruzyon, döküm tipi, el yatırması ve RTM gibi farklı üretim teknolojileri kullanarak inşaat, kimya, savunma sanayi, gıda, denizcilik, havacılık sektörlerinin ihtiyaçlarına yönelik özel kompozit ürünler üreten Global Kompozit Polimer, 2012 yılında geçeceği yeni tesisinde üç vardiya çalışmayı ve 100 kişiye istihdam sağlamayı hedefliyor.

Yılların Ar-Ge ve polimer teknoloji tecrübesini mayıs ayında Global Kompozit çatısı altında topladıklarını ifade eden Global Kompozit Polimer Teknolojileri ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti. genel Müdürü Cihangir Cebeci, "Uşak OSB'de 2 bin 250 metrekaresi kapalı, 4 bin 250 metrekaresi açık olmak üzere toplam 6 bin 500 metrekarelik alan üzerinde ctp kompozit, profil ızgara levha üretimi yapıyoruz. Fabrikamızda 25 kişiye istihdam sağlıyoruz. Yeni bir şirket olmamıza rağmen kısa zamanda seri üretime geçtik ve ISO9001:2008 belgemizi aldık" dedi.

Araştırma-Teknoloji Geliştirme ve İnovasyon (ATGİ) Süreçlerinde Yeni Yaklaşımlar ve TTGV'nin Rolü

Kaynak: Savunma Sanayi Gündem Dergisi (2009/3)

TTGV Başuzmanı Mahmut KİPER

Christopher Freeman Yenilik İktisadı (Economics of Industrial Innovation, 1974) isimli kitabında ülke ekonomilerinde ivmesel bir önem kazanmaya başlayan 'teknoloji' dünyasından ekonomiyi şöykle betimliyordu; 'Mikroelektroniğin ve genetik mühendisliğinin dünyasında, bilim ve teknolojinin iktisadi açıdan önemini anlatmaya çalışmak, gerçekten gereksizdir. Teknolojiyi, ister sosyolog Marcuse ya da romancı Simone de Beauvoir gibi, insanoğlunun esaretinin ve yıkılışının aracı, istersek Adam Smith ya da Marx gibi öncelikle özgürlüğü sağlayacak bir güç olarak görelim, hepimiz onun gelişimi ile yakından ilgiliyiz. Ne kadar istersek isteyelim, onun günlük hayatımız üzerindek etkisinden, önümüze çıkardığı ahlaki toplumsal ve ekonomik ikilemlerden kaçamayız. Onu lanetleyebilir, yada yüceltebiliriz ama yok sayamayız.

ESİNKAP-Eskişehir İli İnovasyon Stratejileri için Kapasite Oluşturma Projesi

TTGV Başuzmanı Mahmut Kiper'in 22-23 Eylül 2011 tarihinde 1. Uluslararası Bölgesel Kalkınma Konferansı kapsamında Malatya'da sunduğu Esinkap Tebliği

Türkçe Özet

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından tasarlanan ve Eskişehir Sanayi Odası koordinasyonuyla ve Eskişehir’deki pek çok kuruluşla işbirliği halinde gerçekleştirilen Eskişehir İli İnovasyon Stratejileri için Kapasite Oluşturma Projesi-ESİNKAP, Eskişehir’de teknolojik inovasyon ve çevre ağırlıklı bir bölgesel inovasyon çalışması için gerek duyulabilecek ve bölgenin   araştırma-teknoloji geliştirme-inovasyon (ATGİ) yeteneklerinin gelişimine destek olabilecek bazı faaliyetleri ve modüler çalışmaları içermiştir. 2008 yılı boyunca ve 2009 yılının ilk kısımlarında sürmüştür.

Projede, sürdürülebilir kalkınma, eko-verimlilik, eko-inovasyon ve enerji verimliliği kavramları çerçevesinde “çevre” konusu da ağırlıklı olarak yer almıştır.

Proje sonucunda sonraki dönemler için kapsamlı bir “Bölgesel İnovasyon Stratejisi” oluşturulması yönünde önemli bir birikim sağlanmıştır.

Anahtar Kelimeler:  Esinkap, Bölgesel İnovasyon, Kapasite Oluşturma

İngilizce Özet

ESINKAP which was designed by TTGV and was conducted by TTGV and Eskişehir Chamber of Industry in cooperation with several regional actors is the acronym of Capacity Building Project for Eskisehir Regional İnnovation Strategy.

It covered some modules and activities to enhance regional research-technology development and innovation (RTDI) capacity and to improve capability for designing further regional innovation strategies.

ESINKAP lasted about 1 year  during 2008 and first quarter of 2009 and eco-innovation concept had also been handled in several modules as a part of the project.

 Key Words: ESINKAP, Regional Innovation, Capacity Building

Türkiye'de Otomotiv Sektörünün Düşündürdükleri

TTGV Başuzmanı Tülay AKARSOY ALTAY'ın ODTÜLÜ Dergisi Temmuz 2011 sayısında yayınlanan yazısı:

Türkiye'nin sanayi politikaları ile ilgili bazı görüşler; daha doğrusu 'İthal ikamesi' gibi, 'özelleştirme' gibi, 'inovasyon (yenileşim)' gibi, 'kümeleşme' gibi bunların tanıtacı (alametifarikası) olan bazı sloganlaştırılmış sözler dönem dönem olağanüstü bir yaygınlık kazanırlar. Hatta bir süre sonra bu sözler tartışmasız doğrular olarak kabul görürler; her kapıyı açan bir anahtardırlar (!). Bazen de bazı sektörler gözde olurlar. Giderek bu durum toplumsal takıntıya dönüşür. Nedenleri unutulur, içi boşaltılmış kavramlar ortalıkta uçuşur dururlar. Ta ki, sanayi politikalarımızın yeni bir döneme, yeni bir duruma, karmaşıklaşan bir soruna göre ele alınması gerektiğinde, yani yeni çözümelere/yeni kavramlara gereksinim duyulduğunda ortak beynimizdeki yerlerini alıverirler ve gerçekle bağdaşmayan 'siyah beyaz' çözümlerini dayatırlar. Doğal olarak sonuç hüsran olur. Bu seferde tam aksi köşeye fırlatılıp atılırlar, işlevsiz ve modası geçmiş bulunurlar. Oysaki sorun giderek karmaşıklaşan meselelerin çözümünde bizden kaynaklanan eksiklerimizi görmezden gelmemiz, içselleştiremediğimiz kavramlar (araç kavramlar) ile yola çıkmamızdan, bizim dışımızdaki başarılardan "şablon ve uzman transfer etmemizden" kaynaklanmaktadır.  ...

UNIDO Eko-Verimlilik Temiz Üretim Programı

Kaynak: Dünya Gazetesi, 10 Eylül 2011

Dr. Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU / TTGV Danışmanı

Bin Yıl Kalkınma Hedefleri Fonu (MDGF) kapsamında İspanya Hükümeti tarafından desteklenen ve ana faydalanıcısı Çevre ve Orman Bakanlığı olan "Türkiye'nin İklim Değişikliği'ne Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi" adlı BM ortak programı tamamlandı. Seyhan Havzası'nın pilot bölge olarak belirlendiği ortak programın sanayi ile ilgili ayağı olan "Eko-verimlilik (temiz üretim) programı" Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) sorumluluğunda Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) Prof. Dr. Göksel Demirer'in danışmanlığı ile yürütülüyor. Programın faydalanıcısı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Program, sanayide iklim değişikliğine uyumun eko-verimlilik (temiz üretim) uygulamaları ile sağlanabileceği temeline ve su başta olmak üzere daha az kaynak kullanarak üretim yapılması gereğine dayanıyor. Programın hedefi, Türkiye’de en geniş kapsamıyla eko-verimlilik (temiz üretim) ile ilgili bilincin ve kapasitenin geliştirilmesi, temiz üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması, pilot projelerinin uygulanması, yaygınlaştırılması ve bir ulusal eko-verimlilik (temiz üretim) merkezinin kurulmasıdır. Bu program UNIDO/UNEP desteğiyle bugüne kadar 47 ülkede uygulanmıştır.

ODTÜ Teknokent, üniversite-sanayi işbirliğine büyük katkı sağlıyor

Kaynak: Dünya Gazetesi, 20 Ağustos 2011

Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü Temmuz 2011 verilerine göre Türkiye'de faaliyette olan teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısı 41'dir. Bununla birlikte faaliyette olmayan ancak altyapı çalışmaları devam eden teknoloji geliştirme bölgesi sayısı ise 10. Türkiye'de teknopark çalışmalarının 1980'li yıllarda ve Ar-Ge desteklerinin yasal olarak 2000 yılından sonra başladığı düşünülürse aslında geldiğimiz noktanın hiç de küçümsenmeyecek derecede olduğunu söyleyebiliriz.

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa Kızıltaş'ın verdiği bilgiye göre ODTÜ Teknokent Türkiye'nin ilk ve en büyük teknoparkıdır. ODTÜ Teknokent'in kurulması ile ilgili çalışmalara 1980'li yılların sonunda başlanmıştır. Söz konusu yıllarda Dünya Bankası'nın da destekleri ile başlanan fizibilite çalışmalarında öncelikle, ABD ve İngiltere başta olmak üzere dünya örnekleri incelenmiş, konunun önemine yönelik kamuoyu oluşturulmuştur. Bu çalışmaların neticesinde, 1992 yılında teknoloji geliştirmeye yönelik kuluçka merkezleri kurmak ana hedefi altında KOSGEB ile işbirliği içinde ODTÜ TEKMER hizmete açılmıştır. ODTÜ TEKMER'de elde edilen başarılı sonuçlarsa, ODTÜ'de bir bilim parkı (teknokent) kurulması çalışmalarını teşvik etmiştir.  2000 yılında ODTÜ Teknokent'in ilk binası hizmete açılmış ve 2001 yılındaysa Türkiye'deki teknokentler ile ilgili yasal çerçeveyi tanımlayan 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası yürürlüğe girmiştir. Bu yasayla girişimci firmalara sağlanan vergi muafiyetleri ve teşvikler, ODTÜ'nün sağladığı altyapı ve akademik bilgiyle birleşince ODTÜ Teknokent bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Mevcut durumda ODTÜ Teknokent'te 258 Ar-Ge firması faaliyette bulunmaktadır. Bu firmaların yaklaşık 1/3'ü  (80'den fazlası) ilk defa ODTÜ Teknokent'te kurulmuş firmalardır. 258 firmada %90'ı üniversite mezunu, doktora veya yüksek lisans mezunu olmak üzere yaklaşık 3750 kişi istihdam edilmektedir.

  1. 1
  2. 2

Kısaca TTGV

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) kamu misyonu üstlenmiş, kar amacı gütmeyen, uzmanlaşmış özel bir kuruluştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Dünya Bankası ile 5 Nisan 1991 tarihinde imzalamış olduğu “Teknoloji Geliştirme Projesi” İkraz Anlaşması kapsamındaki ilgili taahhüdünü karşılamak üzere kurulmuş, Kamu’nun Vakıf ve Dernekler ile ilişkilerini düzenleyen 5072 sayılı yasanın Ek-1 maddesi hükmünce bir “Kanunla Kurulmuş Vakıf “tır. TTGV’nin kurucuları 26 Özel Sektör Kuruluşu,6 Kamu Kurumu, 10 Şemsiye Kuruluş ve 14 Şahıstır. 15 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından yönetilmektedir.

detaylı bilgi için www.ttgv.org.tr