ESİNKAP-Eskişehir İli İnovasyon Stratejileri için Kapasite Oluşturma Projesi
27/Eylül/2011 @ 17:31, Aylin Ata
TTGV Başuzmanı Mahmut Kiper'in 22-23 Eylül 2011 tarihinde 1. Uluslararası Bölgesel Kalkınma Konferansı kapsamında Malatya'da sunduğu Esinkap Tebliği
Türkçe Özet
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından tasarlanan ve Eskişehir Sanayi Odası koordinasyonuyla ve Eskişehir’deki pek çok kuruluşla işbirliği halinde gerçekleştirilen Eskişehir İli İnovasyon Stratejileri için Kapasite Oluşturma Projesi-ESİNKAP, Eskişehir’de teknolojik inovasyon ve çevre ağırlıklı bir bölgesel inovasyon çalışması için gerek duyulabilecek ve bölgenin araştırma-teknoloji geliştirme-inovasyon (ATGİ) yeteneklerinin gelişimine destek olabilecek bazı faaliyetleri ve modüler çalışmaları içermiştir. 2008 yılı boyunca ve 2009 yılının ilk kısımlarında sürmüştür.
Projede, sürdürülebilir kalkınma, eko-verimlilik, eko-inovasyon ve enerji verimliliği kavramları çerçevesinde “çevre” konusu da ağırlıklı olarak yer almıştır.
Proje sonucunda sonraki dönemler için kapsamlı bir “Bölgesel İnovasyon Stratejisi” oluşturulması yönünde önemli bir birikim sağlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Esinkap, Bölgesel İnovasyon, Kapasite Oluşturma
İngilizce Özet
ESINKAP which was designed by TTGV and was conducted by TTGV and Eskişehir Chamber of Industry in cooperation with several regional actors is the acronym of Capacity Building Project for Eskisehir Regional İnnovation Strategy.
It covered some modules and activities to enhance regional research-technology development and innovation (RTDI) capacity and to improve capability for designing further regional innovation strategies.
ESINKAP lasted about 1 year during 2008 and first quarter of 2009 and eco-innovation concept had also been handled in several modules as a part of the project.
Key Words: ESINKAP, Regional Innovation, Capacity Building
Jel Code: R58 - Regional Development Planning and Policy
1.GİRİŞ
1.1 Kavramsal Çerçeve
1990’lardan sonra iletişim teknolojilerindeki gelişmenin de etkisiyle, özellikle bilgi üretiminde yaşanan hızlı değişim, sınai rekabet unsurlarındaki radikal başkalaşma, üniversite-sanayi işbirliği evrimi ve bunların da tetiklediği karmaşık yapıların sonucu olarak, ulusal ya da birçok ülkenin yer aldığı bölgesel yeni teknoloji üretim ve geliştirme sistemleri; temel araştırmalardan başlayarak yayınım, ticarileştirme, etki değerlendirme, toplumsal denetim ve refaha kadar uzanan farklı bir ‘bilgi değer zinciri’ yaratmıştır.
Bu sistemin en temel özelliği; uygulamaya ve toplumsal refaha dayalı problemlerin tesbit edilmesinden başlayarak, çözümü, uygulanması, konuyla ilgili düzenlemelerin oluşumu ve çıktıların kullanımına ve bu sistemleri içeren ulusal politikalara kadar tüm tarafların bir arada yer almasıdır.
Çıktı olarak, teknolojilerin içerdiği gömülü bilginin ulusal ya da bölgesel ölçekte edinilmesi, kritik bir büyüklüğe ulaştırılması ve yayınımı önemlidir. Çünkü, ancak böylece üretim yanında Araştırma-Teknoloji Geliştirme-İnovasyon (ATGİ) kültürü de edinmiş bir toplumsal yapı oluşturulması mümkün olabilmektedir.
UN-Economic and Social Council tarafından Eylül 2007 tarihinde yayınlanan bir raporda; geleneksel inovasyon politikalarının ilk başlarda inovasyonun arz tarafını oluşturan Ar-Ge desteklerine yönelik olduğu, ancak şu anda kullanılan ikinci nesil inovasyon politikalarının ise sistem ve küme odaklı geliştiği vurgulanmaktadır. Yakın zamanda gelecek olan üçüncü nesil inovasyon politikalarında diğer sektörlerde veya politik alanlarda gömülü olan bir inovasyon potansiyelinin yaratıldığının varsayılacağı belirtilmektedir.
Bunun için, büyük ve küçük tüm firmalar, Ar-Ge kurumları ve sanayi, inovasyon kümeleri arasında bağlantılar kurulmasının, yeni bağlantılar kuracak ve mevcut bağlantıları güçlendirecek, güçlü işbirliği ağyapılarını öne çıkaracak kamusal politikaların tasarlanması ve uygulanmasının önemi vurgulanmaktadır.
Bu süreçte şirketler, müşteriler, yatırımcılar, üniversiteler, karar vericiler, şemsiye kuruluşlar vb. pek çok aktör yer almakta ve bu kuruluşlar arasında karmaşık yapılarda işbirlikleri görülmektedir.
Bu işbirlikleri, bir proje özelinde Ar-Ge veya benzer özel bir işbirliği (co-operation) olabileceği gibi daha büyük ölçeklerde farklı amaçlar için oluşturulmuş ağyapı (network) ya da kümelerde (cluster) yer alma şeklinde de olabilmektedir.
Bu tür işbirliği sistemlerinin önem kazanmaya başlamasının önemli bir sonucu olarak; bu sistemleri doğal olarak içeren ya da kurulmasını kolaylaştıran bölgesel gelişme politikaları ağırlık kazanmaya başlamıştır.
1.2. Bölgesel İnovasyon Stratejisi
Bilindiği gibi, inovasyon sistemleri ile ilgili en yaygın uygulamalar ulusal inovasyon sistemi (ULİS) ve bölgesel inovasyon sistemidir (BİS).
BİS; yeni bilgilerin ticarileşmesi için, ulusal, küresel ve diğer bölgesel sistemlerle bir alt sistem olarak ilişkili olan ve bilgi üretimi ve yayınımı amaçlı etkileşimi sağlayan bir sistem olarak tanımlanmaktadır (Cooke ve arkadaşları 2004).
Daha da geniş bir tanımda BİS; sosyal ve sınırsal özellikleri nedeniyle ortaya çıkan firmalararası iletişim, sosyo-kültürel yapı ve kurumsal çevrenin, gömülü ortak öğrenme ve sürekli inovasyon faaliyetlerinin gelişimini biçimlendirdiği bölgeler şeklinde çerçevelenmektedir. Böylece, bölgesel düzlemin sosyal ve kültürel önem ve etkisi de vurgulanmaktadır.
Özellikle 1990’dan sonra, bölgelerin sürdürülebilir gelişmeleri için küme oluşumu ve inovasyon faaliyetlerinin yararları anlaşılmaya başlanmıştır. Bölge içinde tüm taraflar arasında ve bölgenin dış dünya ile yakın ilişki ve işbirliği kurma becerilerinin zaman içinde ortak öğrenme ve bölgesel bir kültüre dönüşmeye başladığı gözlenmiştir.
Bir ya da az sayıda firma tarafından gerçekleşmesi mümkün olmayacak stratejik bilgi paylaşımı, endüstriyel lobi faaliyetleri, bir grup için özel eğitim programları, pazarlama faaliyetleri ya da ortak yarar Ar-Ge projeleri vb. amaçlar için kümelenme davranışlarının Silikon Vadisi, Kuzey İtalya, Singapur vb. bölgelerde çok başarılı sonuçlar vermesi bölgesel inovasyon sistem çalışmalarına özel bir önem verilmesine neden olmuştur.
Tüm bu açıklamalardan görüleceği gibi, artan şekilde bölgesel inovasyon sistemlerinin kurulması ve bölgesel ölçekte inovasyon faaliyetleri ağırlık kazanmaya başlamıştır.
BİS ile ilgili pek çok klasifikasyon mevcuttur. AB ve ABD tercihlerine bakıldığında, BİS’i kurumsal güdülü (institutional) ve girişimci güdülü (entrepreneurial) olarak sınıflandırmak mümkündür (Cooke,2004).
AB tarafından tercih edilen modelde BİS, ağırlıkla kamu kurumları ya da bölge kurumları tarafından yönlendirilmektedir. ABD’de ise genellikle girişimcilerin kendileri ya da risk sermaye kuruluşları gibi aktörler, BİS şekillenmesinde etkili olmaktadır.
AB sisteminde dış destekler olmadan BİS tasarımı ve uygulanmasının güç olduğu, uygulamalarda gözlenen bazı başarısızlıklarda da desteklerin daha onarıcı etkileri bulunduğu öne sürülmektedir.
Özellikle 1990’lardan sonra büyük bir ivme kazanan BİS ile ilgili bugüne kadar yaşanan tecrübelerde vurgulanan bazı önemli hususlar aşağıda özetlenmektedir;
- BİS kavramsal olarak hala tam anlamıyla anlaşılamamıştır.
- Başarılı ve verimli politika ve uygulama pratikleri ile ilgili arayışlar hala sürmektedir.
- Farklılık ve bölgeye ve bölge paydaşlarına odaklılık BİS için de çok önemlidir.
- Katılımcılık, niyet ve öğrenme isteği başarı için anahtar konumdadır.
- Merkez ve bölgesel dengesini anlamak kolay olmamaktadır.
BİS performansını artırmak için sorun ve problemlerin tanımı iyi yapılmalı, politika ve strateji seviyeleri yeterli düzlemde (sayıda) oluşturulmalıdır
Özellikle son dönemlerde, sürdürülebilir kalkınma politikalarıyla birlikte eko-inovasyon kavramı da çok öne çıkmış ve ulusal, bölgesel ve firma ölçeğindeki inovasyon stratejilerinde kapsamlı bir yer almaya başlamıştır.
“Bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini tehlikeye sokmaksızın karşılayabilen kalkınma” olarak tanımlanan sürdürülebilir kalkınma, hızla gelişen bilim, teknoloji ve sanayi ile ekonomik açıdan yaşam kalitesini yükseltirken, çevrenin kirletilmemesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde tüketilmesini öngörmektedir.
Bu kapsamda öne çıkan Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim (STÜ) kavramı,
yüksek verime sahip üretim teknoloji ve yöntemlerinin kullanımıyla, aynı miktarda üretim için daha az doğal kaynak ve enerji kullanımı ve daha az atık üretimi prensibine dayanmakta ve bu niteliği ile sadece çevresel kaygılara değil, “doğal kaynakların korunması”, “endüstriyel verimlilik” ve “ekonomik kalkınma” gibi pek çok farklı alana da hitap etmektedir.
ESİNKAP sürecinde de Eskişehir Bölgesi için teknolojik inovasyon ve çevre ağırlıklı bir bölgesel inovasyon çalışması için gerek duyulabilecek ve bölgenin ATGİ yeteneklerinin gelişimine destek olabilecek bazı faaliyetler gerçekleştirilmiştir.
2. ESİNKAP TASARIMI VE PROJE ADIMLARI
2.1.Bölge Analizi
Proje planlanmadan önce Eskişehir için yapılmış olan;
- Eskişehir Sanayi Odası (ESO) tarafından organize edilen ve katılımcı tekniklerle gerçekleştirilmiş olan Stratejik Gelecek Tasarımı Raporu (Temmuz 2005),
- KOSGEB Eskişehir Saha Araştırma Raporu (Eylül 2005)
- TEB KOBİ Akademi İller İçin Gelecek Stratejileri, Eskişehir Sonuç Raporu (Nisan 2007)
incelenmiş ve bu raporlarda Eskişehir için önerilen bulgulardan özellikle ATGİ süreçleri ile ilgili olanlar bu projede dikkate alınmıştır.
Anılan raporların analizi sonucu öne çıkan bazı bulgular şöyledir; Eskişehir’de seramik, metal şekillendirme gibi bazı sektörler ağırlıklı olmakla birlikte farklı sektör ve teknolojilerden pek çok firma faaliyette bulunmaktadır.
Bölgede yer alan Anadolu ve Osmangazi üniversiteleri özellikle bölgesel inovasyon sistemlerinde öne çıkan girişimci ve araştırmacı üniversite yapıları için uygun stratejiler geliştirebilecek potansiyelleri nedeniyle değerli avantajlar yaratmaktadır.
Ülke için önemli bir üniversite-sanayi işbirliği modeli olan Seramik Araştırma Merkezi (SAM) seramik sektörü için başta know-how transferi olmak üzere kritik pek çok hizmeti sağlamaktadır. Aynı zamanda, bölgede yapılacak ATGİ odaklı çalışmalara da destek sağlayabilecektir.
ESO, bölgenin teknoloji yeteneklerini ve yapılması gerekenleri bilen ve destekleyici bir ortam yaratılmasında, bir çok faaliyetin organizasyonu ve koordinasyonunda etkili bir şemsiye kuruluştur.
Bölge teknoparkı da teknoloji destek hizmetleri ve farkındalık yaratılması bakımından önemli işlevleri olan bir yapılanmadır.
KOSGEB, firma gelişimleri için önemli diğer bir destek sağlayıcısı olarak görülmektedir.
Coğrafi konumu, ulaşım, şehirleşme vb. unsurlar da bölge için avantajlar sağlamaktadır.
Yenilikçiliğe ve yeni teknolojilere açık olduğu görülen Eskişehir sanayicisinde, sürdürülebilir kalkınma, eko-verimlilik ve eko-inovasyon kavramları çerçevesinde “çevre” konusuna yaklaşımın gelişebileceği ve rekabetçiliğin olumlu yönde etkileneceği düşünülmektedir.
Özetle, Eskişehir’de kapsamlı ve AB’deki uygulamaların benzeri bir “Bölgesel İnovasyon Sistemi” çalışmasının, bölge aktörlerinin girişimi, yönlendirmesi ve katılımlarıyla yapılması için uygun bir altyapı ve potansiyel olduğu görülmektedir.
2.2 ESİNKAP Proje Adımları
Avrupa Yenilikçi Bölgeler Ağı (IRE Network) tarafından hazırlanan ‘Bölgesel İnovasyon Stratejisi Hazırlama Kılavuzu-Aşama 0’a göre bir bölgenin inovasyon sistemine yönelik olarak en zayıf durumdan yetkin bir konuma kadar şu aşamalardan oluşan bir skala verilmektedir.
Seviye A: Bölgenin önceden gelen bir inovasyon stratejisi yoktur. Politik olarak bu amaçlı bir girişimi bulunmamaktadır ve inovasyona yönelik faaliyetler için ayrılan kaynaklara erişilememektedir.
Seviye B: Bölgenin inovasyon faaliyetleri için bir altyapısı bulunmaktadır. Politik seviyede inovasyon yetkinliği için istek vardır ve bu kapsamda bölgenin güçlü ve zayıf yönleri belirlenmiştir.
Seviye C: Bölge İnovasyon Sistemi için önceliklerini ya da yoğunlaşacağı faaliyetleri ve bunlar için kaynaklarını tanımlamıştır. Önemli bölge aktörleri belirlenmiş ve harekete geçirilmiştir.
Seviye D: Bölge İnovasyon Sistemi için faaliyet planları doğrultusunda, tariflenmiş sonuçları sağlamak için kaynakları seferber etmiştir. İşbirliği yapan bölge aktörleri şeffaf ve katılımcı şekilde yapılan faaliyetleri izlemekte ve iyileştirmektedir. Tüm aktörler rol ve sorumluluklarının farkındadırlar.
Seviye E: İnovasyon kültürü bölgede nüfuz etmiştir ve faaliyetlerin önemli bir parçası olarak ele alınmaktadır. Bazı gerekli inovasyon birimleri oluşturulmuş ve bunların da katılımı ve katkısı ile ‘lider’lik anlayışından ‘koordinasyon’ anlayışına, ‘proje’ yaklaşımından ‘sistem’ yaklaşımına evrilme tamamlanmıştır.
Yukarıdaki skala esas alındığında Eskişehir için proje öncesi konumun Seviye B düzeyinde olduğu tespit edilmiş ve proje sonrası Seviye C’ye ulaşılmasına yönelik adımlar planlanmıştır. Bu durum oluşturulan ESİNKAP Yönlendirme Kurulu’nca da kabul görmüştür.
Bölgede özellikle ATGİ tabanlı bir inovasyon stratejisi için kapasite oluşumunun sağlanması ve değinilen şekilde Seviye C düzeyine erişilmesi hedefiyle aşağıdaki proje adımları planlanmış ve TTGV Proje Ekibi’nin yönlendirme ve çalışmaları, ESO’nun koordinasyon ve organizasyonlarıyla hayata geçirilmiştir.
- 0. Yönlendirme Kurulu Oluşturma
Bölgedeki önemli aktörlerden (32 kurum/kuruluş) katılımcılarla bir Proje Yönlendirme Kurulu oluşturulmuş ve bu Kurul periyodik toplantılar yapmıştır.
- 1. Farkındalık Yaratma
Yönlendirme Kurulu ve bölgedeki diğer paydaşlara proje konusunda bilgi vermek, farkındalık ve sahiplenme yaratmak amacıyla toplantılar düzenlenmiş, ESİNKAP web sayfası tasarlanarak hemen projenin başında faaliyete başlamış ve çeşitli dokümanlar hazırlanmış ve bölgeyle paylaşılmıştır. Bu çalışmalarda, inovasyonda yeni yaklaşımlar ve bölgesel inovasyon stratejileri ile ilgili kavramsal bilgiler, dünyadan bazı bölgelerin inovasyon sistemleri ve gelişmeleri hakkında sunumlar, proje kapsamı, çalışma detayları, her bir aşamada yapılanlar ve sonuçları ile ilgili veriler aktarılmıştır.
- 2. Teknolojik ve Çevresel Yetkinlik Değerlendirmesi
Hazırlanan “Teknolojik ve Çevresel Yetkinlik Anketi” firmalara gönderilmiş ve 10 farklı sektörden, 120 firma geri bildirimde bulunmuştur. Sonuçlar değerlendirilmiş ve Eskişehir’in, farklı sektörlerin ve geri bildirimde bulunan firmaların “İnovasyon Basamakları” ile belirli yetkinlik alanlarındaki durumları analiz edilmiştir. Bu çalışmalar ileriki bölümde ayrıntılı şekilde verilmiştir.
- 3. Gereksinim Analizi
Yapılan anketlerin bir eki olarak, bölgenin ve bölgedeki firmaların, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon yönetimi, rekabet gücü, bilgi teknolojileri, çevre (temiz üretim, eko-verimlilik, enerji verimliliği, çevre yönetimi, ilgili çevre mevzuatı, vb.) gibi alanlarda bilgi ve uzmanlık gereksinimi duyduğu konular belirlenmiş ve bu konularla ilgili bir dizi eğitim programı gerçekleştirilmiştir.
- 4. “Sanayi için Rekabet Odakları” Eğitim Programı
Yapılan anketlerin bir eki olarak, bölgenin ve bölgedeki firmaların, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon yönetimi, rekabet gücü, bilgi teknolojileri, çevre (temiz üretim, eko-verimlilik, enerji verimliliği, çevre yönetimi, ilgili çevre mevzuatı, vb.) gibi alanlarda bilgi ve uzmanlık gereksinimi duyduğu konular belirlenmiş ve bu konularla ilgili “Sanayi için Rekabet Odakları” ana temalı aşağıda verilen alt temalarda bir dizi eğitim programı gerçekleştirilmiştir.
- Eğitim Modülü–1 Rekabet Üstünlüğü İçin Temel Yaklaşımlar (5-6 Ağustos 2008)
- Eğitim Modülü–2 Araştırma, Teknoloji Geliştirme Ve İnovasyon Süreçleri Ve Destekleri (13-14 Ağustos 2008)
- Eğitim Modülü–3Sanayici için Rekabet Odaklı Çevre Eğitimi (26-27 Ağustos 2008)
- 5. Teknoloji/Çevre Gereksinim/Yetenek Değerlendirmesi
Eğitim modüllerine katılan firmalardan talep edenlere teknoloji ve çevre yetenek ve gereksinim analizleri ve değerlendirmeleri (Teknoloji Audit /Çevre Audit) yapılmıştır.
Çevre etüdü kapsamında firmaların üretim süreçleri değerlendirilerek, uluslararası örnekler de dikkate alınarak uygulanabilecek “temiz üretim alternatifleri” belirlenmiştir. Ayrıca, ODTÜ’nün içinde yer aldığı AB – Leonardo da Vinci Projesi’nin bir parçası olarak, yine ODTÜ ile işbirliği içinde, bazı firmalarda mikro-eğitim pilot uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede ziyaretler yapılarak, firmaların olası eğitim ihtiyaçları üzerinde görüşülmüş, “eko-inovasyon” konusunda özel eğitim modülleri hazırlanarak firmalarda uygulanmıştır.
- 6. Proje Hazırlama Eğitimi
Firmalara, Ar-Ge çalışmalarında ulusal ve uluslararası mali kaynaklardan yararlanabilmelerine olanak sağlayacak projeler yazabilmeleri için özel bir eğitim verilmiştir.
- 7. Proje Pazarı
Üniversiteler, araştırma kurumları ve sanayi kuruluşları arasında proje işbirlikleri yaratılması hedefiyle 6-7 Ocak 2009 tarihlerinde “ESİNKAP 1. Ar-Ge Proje Pazarı” etkinliği düzenlenmiştir. Bu etkinliğin ilk gününde ATGİ konuları ile ilgili bir sempozyum gerçekleştirilmiş, 2. gün ise proje pazarı etkinliği yapılmıştır.
Proje Pazarı İstatistikleri:
Toplam Katılım: 138
87 sunulan proje,
32 adet ikili ve üçlü proje işbirliği görüşmesi,
10’dan fazla proje işbirliği niyeti
96 bölgeden (Eskişehir’den) katılan kişi sayısı
42 bölge dışından katılan kişi sayısı
50 katılımcı firma
11 katılımcı üniversite
1 katılımcı meslek lisesi
- 8. Bölgesel Arayüz Oluşumu
ESİNKAP sürecinde ayrıca, ATGİ konularında firmalara ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlamak, organizasyonları yapmak ve Ar-Ge çalışmalarına finansal destek sağlamak üzere proje oluşturma ve kaynak arama konusunda kalıcı destek hizmeti vermek amacıyla bir arayüz ofisi oluşturulmuştur.
- 9. Proje Kapanışı
14 Nisan 2009 tarihinde Proje Yönlendirme Kurulu ile ‘Proje Kapanış Toplantısı’ gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda, projenin genel bir özeti ve bazı bulgular sunulmuş, katılımcılar da proje ile ilgili – genel olarak olumlu- görüşlerini belirtmişlerdir. Son bölümde ise bundan sonra yapılabilecekler konusunda görüş ve öneriler paylaşılmıştır.
Tablo:1 Proje Zaman Planı
|
Adım |
Başlangıç (Ay) |
Bitiş (Ay) |
|
ProjeBaşlangıç/ Ön Hazırlık Çalışması |
0 |
2 |
|
Yerel Aktörlerle Temas |
2 |
3 |
|
Farkındalık Yaratma |
3 |
4 |
|
Gereksinim Analizi |
4 |
6 |
|
Eğitim |
8 |
8 |
|
Teknoloji/Çevre Gereksinim/Yetkinlik Değerlendirmesi |
7 |
9 |
|
Proje Hazırlama Eğitimi |
9 |
10 |
|
Proje Pazarı |
10 |
12 |
|
Bölgesel arayüz oluşturma |
2 |
12 |
|
Değerlendirme Toplantısı |
11 |
12 |
3. TEKNOLOJİK VE ÇEVRESEL YETKİNLİK DEĞERLENDİRMESİ
3.1. Teknolojik Yetkinlik Değerlendirmesi Metodolojisi
Projenin en önemli adımlarından biri üç ölçekte; makro ölçekte bölgesel, mezo seviyede sektörel ve mikro ölçekte de değerlendirmeye katılan firmalar bazında tasarlanan bir metodoloji çerçevesinde hem teknolojik, hem de çevresel yetkinliklerin ölçülerek oluşturulan bir skalaya yerleştirilmesi ve bulgulara göre GZFT analizinin yapılması olmuştur.
Teknoloji ve inovasyon yetkinlik değerlendirmesi kapsamında öncelikle aşağıda belirtilen 16 başlıkta zayıftan iyiye doğru 4 farklı durumu açıklayan bir anket formu tasarlanmış ve firmalardan kendilerine en uygun olan kutuyu işaretlemeleri istenmiştir.
Yetkinlik Ana Başlıkları
1) Müşteri ve Ürün Tabanı
2) Pazar alanı
3) Büyüme Beklentileri
4) Planlama Perspektifi
5) Çalışanların Nitelikleri
6) Teknoloji Edinimi
7) Üretim Teknolojisi Yenileme Sistemi
8) Ürün Teknolojisi Hakimiyeti
9) İleri Üretim ve Yönetim Sistemleri
(CAD/CAM/CAE, Hızlı Prototip, Robotik, Lazer kesme, Proje Yönetimi, ERP,
Lojistik Yönetimi vb.)
10) Sahip Olunan Sertifikalar
11) Pazar Farkındalığı
12) Ar-Ge Çalışmalarında Akademik Bağlantılar
13) Yer Alınan İşbirlikleri, Ağyapılar ve Kümeler
14) İlgili Alanda Daha Yüksek Katma Değer için Yapılanlar
15) Uluslararası Ar-Ge Destekleri / AB Ar-Ge Destekleri
16) Ulusal Ar-Ge Destek Hizmetleriyle Bağlantılar
Ankete 10 farklı sektördeki 120 firma geri bildirimde bulunmuştur.
Her soru 0 - 4 aralığında puanlanmıştır (0 en düşük, 4 en yüksek seviye). 16 soruya verilen cevapların puanları toplanmış ve toplam puanın toplam soru sayısına bölünmesi ile firmanın inovasyon basamağı hesaplanmıştır. Aynı sektördeki firmaların ortalamasından sektöre, tüm firma ortalamalarından da bölgeye ait bulgular sağlanmıştır.
Böylece Eskişehir’in, farklı sektörlerin ve geri bildirimde bulunan firmaların belirli yetkinlik alanlarındaki durumları analiz edilmiş ve bu çalışma için oluşturulan aşağıdaki ‘İnovasyon Basamakları’ skalasına yerleştirilmiştir.
- Basamak 0(Puan 0-1) : Faaliyetlerde ağırlıkla inovasyon boyutu ele alınmamakta, inovasyon konusu bir rekabet ve yönetim unsuru olarak değerlendirilmemektedir. Daha çok geleneksel özellikler gözlenmektedir. Ayakta kalmak ve gelişmek için değişime uyum sağlanmalıdır. Birkaç alandan başlanabilir veya radikal bir atak yapılması gerektiğine karar verilebilir. Bazı tanımlı hedefler konarak yola başlamak iyi olabilir.
- Basamak 1(Puan 1-2) : İlerleme içinde bulunulmakta, dış destek ve planlama ihtiyacı benimsenmektedir. İnovasyonu özendirecek bazı davranışlara sahip olduğu söylenebilirse de daha iyilerle rekabet edebilmek için gidilecek oldukça yol vardır. Düşük performansın olduğu ya da gelişmeye açık alanları tanımlayarak bu alanlarla ilgili stratejik yol haritaları oluşturulmalı ve uygulanmaya başlanmalıdır.
- Basamak 2 (Puan 2-3) : Stratejik bakış açısı mevcuttur. Yenilikçilik karakteristiği üzerinde durularak eksikliklerin tamamlanması durumunda yüksek düzeyde yenilikçi bir yapıya geçilebilecektir. Bu amaçla eksiklik ve zayıflıklar belirlenerek bunların giderilmesi için faaliyetler planlanmalıdır.
- Basamak 3 (Puan 3-4): Uluslararası perspektife sahip, yenilikçi bir yapı mevcuttur. Pazar ve ilişkiler, işbirlikleri, yönetim yaklaşımı, kurum kültürü yenilikçiliğin bir sonuç olarak tanımlandığı ve yönetildiğine işaret etmektedir.
3.2 Bölgeye Dair Bazı Sonuçlar
120 firmanın ortalamasına göre Eskişehir Bölgesinin ‘İnovasyon Yetkinlik’ puanı 1.82 olarak hesaplanmıştır. Yukarıdaki skalada bu puana karşılık gelen durum açıklaması Basamak 1’e uygundur.
Soru grupları analizine göre Bölgenin iyi olduğu konular ve puanlar şöyledir;
- Pazar Farkındalığı – 2,58
- Sahip Olunan Sertifikalar – 2,38
- Müşteri ve Ürün Tabanı – 2,07
- Çalışanların Niteliği – 2,07
- Üretim Teknolojisi Yenileme Sistemi – 1,98
- İleri Üretim ve Yönetim Sistemi – 1,95
- Büyüme Beklentileri – 1,93
Soru grupları analizine göre Bölgenin en kötü olduğu konular ve puanlar ise şöyledir;
- Uluslararası Ar-Ge Destekleri – 0,51
- İşbirlikleri – Ağyapılar – Kümeler – 1,40
- Pazar Alanı – 1,56
Anket bulgularına göre bölgenin başlıca güçlü yönleri şöyledir;
- Pazar fırsatları ve tehditleri oldukça sık ve iyi izlenmektedir.
- Sahip olunması gereken sertifikalarla ilgili farkındalık mevcuttur, bir kısmı alınmış, diğerleri için de çalışmalar sürdürülmektedir.
- Ürün ve müşteri çeşitliliği iyi durumdadır.
- Çalışanlar arasında üniversite mezunu olanların sayısı önemli bir orandadır.
- Üretim Teknolojisindeki gelişmeler takip edilmekte ve bazı yeni teknolojilerin mevcut sistemine entegrasyonuna çalışılmaktadır.
- İleri üretim ve yönetim sistemleri konusundaki ihtiyaçlar bilinmekte ve bunlar dışarıdan hizmet alımı yoluyla karşılanmaktadır.
Anket bulgularına göre bölgenin başlıca zayıf yönleri ise şunlardır;
- Uluslararası Ar-Ge Desteklerinden yararlanmak konusunda endişe ve yetersizlikler.
- Ağırlıklı olarak içinde bulunulan sanayi sitesi veya bölge içinde işbirliği sağlanmaktadır. Bölge dışı ile işbirliği girişimleri yok denecek düzeydedir.
- Ürünlerin ağırlıklı pazarı Türkiye’dir. İhracat stratejileri bulunmamaktadır.
3.3. Çevre Yetkinlik Değerlendirmesi Metodolojisi ve Puanlar
Teknolojik Yetkinlik benzeri bir tasarım ve uygulama Çevresel Yetkinlik belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu anket kapsamında 17 soru yöneltilmiştir. Anketi 116 Firma cevaplandırmıştır. 100 üzerinden değerlendirilen puanlar esas alınarak firmaların çevresel yetkinlik basamakları (0-4) belirlenmiştir.
Anket kapsamında firmaların,
1. Çevre yönetimi düzeyi ve Çevre Yönetim Sistemi uygulamaları,
2. “Çevre Dostu Ürün” kavramına ilişkin bilgi ve uygulama düzeyi,
3. Eko-verimlilik, temiz üretim ve kirliliğin kaynağında önlenmesine ilişkin uygulamalar ve ilgili parametrelerin takibi,
6. Enerji yönetimi seviyesi, enerji verimliliğine yönelik uygulamalar, Enerji Verimliliği Kanunu’na ilişkin bilgi düzeyi,
7. Çevre mevzuatı ve çevre standartlarının (ulusal-uluslararası) takibi ve gerekli önlemlerin alınması,
8. Çevre konuları ile teknoloji ve inovasyon yeteneklerinin entegrasyonu (Eko-inovasyon altyapısı),
9. Çevre alanındaki yeni nesil kavramlara ilişkin bilgi düzeyi
değerlendirilmiştir.
Bölgenin Çevre Yetkinlik Puan ortalaması 1.63 olarak hesaplanmıştır.
Tablo:2 Bölgenin Sektörlere Göre İnovasyon ve Çevre Yetkinlik Puanları
|
Sektör Ortalama |
İnovasyon |
Çevre |
|
Madencilik |
1,29 |
1,05 |
|
Gıda |
1,78 |
1,87 |
|
Dokuma |
1,85 |
1,63 |
|
Orman Ürünleri |
1,19 |
1,01 |
|
Kağıt-Basım |
1,64 |
1,79 |
|
Kimya-Plastik |
1,63 |
1,64 |
|
Taş-Toprak |
1,95 |
1,96 |
|
Metal Ana |
2,05 |
1,73 |
|
Metal Eşya ve Makine |
1,89 |
1,54 |
|
Diğer |
1,89 |
1,70 |
|
Toplam Ortalama |
1,82 |
1,63 |
4. SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME
Proje gerek içerik ve metodoloji, gerek bölgesel aktörlerle etkileşim ve özellikle de bu tür bir projede eko-inovasyon kapsamında ilgili unsurların projenin her adımında süreçlere dahil edilmesi yönüyle önemli özgünlükler taşımaktadır. Eko-inovasyon faaliyetleri çok ilgi görmüş, eğitim süreçleri ile ilgili değerlendirmelerde katılımcılarca en yüksek puanları bu alanda yapılan eğitim programı almıştır.
Aynı şekilde projenin son etkinliği olarak yapılan “ESİNKAP 1.Ar-Ge Proje Pazarı” gerek katılım, gerek proje konuları ve gerekse de yaratılan atmosfer ve işbirliği niyetleri olarak Türkiye’de bu kapsamda yapılan en başarılı proje pazarlarından biri olmuş, periyodik olarak tekrarlanmasına karar verilmiş ve 2010 yılında ESİNKAP 2. Ar-Ge Proje Pazarı ve 2011 yılında da ESİNKAP 3. Ar-Ge Proje Pazarı gerçekleştirilmiştir.
Proje tasarımı esnasında TTGV, bir başarı ölçütü olarak TTGV’ye bu bölgeden en az 10 Ar-Ge proje başvurusunun yapılması ölçütünü koymuştur. Proje süresinde 9 firmadan 13 proje başvurusu yapıldığı görülmüştür. Bu projelerin ne kadarının yaratılan atmosfer sonucu olduğunu belirlemek güç olsa da, TTGV desteklerinin bilinirlik ve yararlanılırlık eşiğinin bu bölgede yükseldiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Sonuç olarak, ATGİ faaliyetleri ve stratejilerinde önemli bir unsur olan Bölgesel İnovasyon stratejileri kapsamında ve TTGV’nin kendi dışında bu denli geniş bir aktörler grubuyla yaptığı ilk etkinliklerden olan bu projenin, önemli deneyim ve kazanımları olmuştur. Ayrıca, bölgesel arayüz kurgusu da kalıcı bir hale dönüşerek, proje ardından kısa adı SANGEM olan Sanayi Geliştirme Merkezi Eskişehir Sanayi Odası bünyesinde kurulmuştur.
Proje açısından en temel başarısızlık ise projenin asıl amacını oluşturan ve proje ardından yapılması beklenen “Bölge için İnovasyon Stratejileri” oluşturma konusunda bir niyet yaratılmış olmasına rağmen, bu yönde sistematik bir faaliyetin yerel aktörlerden istekli adımlar gelmemesi nedeniyle henüz başlamaması olmuştur.
KAYNAKLAR:
Cooke, P. ‘Introduction:Regional Innovation Systems-an evolutionary approach’, in Cooke P.,Heindenreich,M., Braczyk H.J.(eds) Regional Systems of Innovation 2nd edition, London:Routledge.pp1-18, 2004
Cooke P., ‘Regional Economies as Knowledge Laboratories’, Cheltenham, UK,2004
Innovating Regions in Europe Network (IRE) RIS Methodological Guide Stage 0
IRE Secretariat, July 2005
Innovating Regions in Europe Network (IRE) RIS Methodological Guide Stage 1
IRE Secretariat, July 2005
UN-Economic and Social Council, ‘Synopsis of Good Practices in Facilitating the Generation & Diffusion of Innovation’ Sep.2007
ESİNKAP-Eskişehir İli İnovasyon Stratejileri için Kapasite Oluşturma Projesi
http://www.esinkap.net/ (Temmuz, 2011)
- Paylaş »
- « Yazılara geri dön




